
Yazı İçeriği
Antalya Uyuşturucu Bulundurma Suçu (TCK 191) ve Denetimli Serbestlik Süreci (2026)
Ofisimize gelen müvekkillerimizin ve ailelerinin gözlerinde gördüğümüz o ilk panik hali genellikle şu cümlelerle ifade edilir: “Avukat bey, polis çevirmesinde üzerimde bir miktar madde yakalandı. Şimdi sabıkalı mı olacağım? Memuriyetim yanar mı? Hapse mi gireceğim?”
Eğer siz de şu an bu soruların yarattığı uykusuzluk ve stresle bu yazıyı okuyorsanız, öncelikle derin bir nefes alın. Antalya gibi turistik ve hareketli bir metropolde uyuşturucu madde bulundurma (kullanma) suçlamasıyla karşılaşmak hayatınızın sonu değildir. Türk Ceza Kanunu (TCK), “satıcı” ile sadece kendi ihtiyacı için madde alan “kullanıcıyı” birbirinden çok net bir çizgiyle ayırır ve kullanıcıya hapis cezası yerine rehabilite edici bir ikinci şans sunar.
Bu rehberde; TCK Madde 191 kapsamındaki “Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma” sürecinin Antalya Adliyesinde ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde nasıl işlediğini, adli sicilinizi nasıl tertemiz tutacağınızı yalın bir dille anlatıyoruz.
Uyuşturucu Bulundurma (İçicilik) ile Ticareti Arasındaki Fark
Hukuk dilinde uyuşturucu kullanmak veya kullanmak amacıyla bulundurmak (TCK 191), uyuşturucu ticaretinden (TCK 188) tamamen farklı bir boyuttur. Maddeyi kimseye satmıyor, devretmiyor ve sadece kendi kişisel kullanımınız için bulunduruyorsanız, yargılanacağınız madde TCK 191’dir.
Polis ve Savcılık Neye Göre Karar Verir?
- Miktar Kriteri: Üzerinizde yakalanan maddenin kişisel kullanım sınırları içinde olması gerekir (Yıllık/aylık tüketim miktarı sınırları Yargıtay tarafından belirlenmiştir).
- Paketleme (Fişekleme): Maddenin tek parça halinde olması gerekir. Küçük kağıtlara veya folyolara eşit gramajlarda bölünmüş (satışa hazır) maddeler, polis tutanağına doğrudan “ticaret şüphesi” olarak yansır.
- Hassas Terazi: Aramada maddenin yanında hassas terazi bulunması, kullanıcı savunmasını neredeyse imkansız hale getirir.
(Eğer dosyanızda uyuşturucu ticareti veya satıcılık şüphesi varsa, durum çok daha ciddidir. Bu konudaki haklarınızı öğrenmek için [Antalya Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188) ve Beraat Yolları: İçici mi, Satıcı mı?] başlıklı yazımızı mutlaka incelemelisiniz.)
“Hapse Girecek Miyim?” (5 Yıllık Erteleme ve Denetim)
Uyuşturucu madde ile yakalandığınızda, eğer bu sizin ilk dosyanızsa mahkeme size doğrudan hapis cezası vermez veya hakkınızda dava açmaz. Bunun yerine Savcılık tarafından “Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE)” kararı verilir.
Halk arasında “dosyanın dondurulması” olarak bilinen bu sistem şöyle işler: Savcılık size 5 yıllık bir denetim süresi verir. Bu 5 yılın genellikle ilk 1 yılı için hakkınızda “Denetimli Serbestlik” ve (gerekliyse) “Tedavi” kararı uygulanır. Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından belirlenen hastane kontrollerine (AMATEM idrar testleri) ve psikolojik rehberlik seminerlerine katılmanız istenir.
Uygulamadan Uzman Notu (Büyük Risk): Antalya’da müvekkillerimizin en çok düştüğü hata şudur: “Nasılsa hapis cezası almadım, dosya kapandı” diyerek denetimli serbestlik müdürlüğünün tebligatlarını görmezden gelmek veya idrar testini kaçırmak. Kanun çok nettir; test randevusunu veya semineri arka arkaya iki kez ihlal ederseniz (imza atmazsanız), o 5 yıllık erteleme kararı anında bozulur. Dosya mahkemeye gönderilir ve doğrudan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaya başlarsınız.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Denetimli serbestlik kararı sicilime (sabıkama) işler mi? Memur olmama engel mi?
Hayır. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararı adli sicil kaydınızda (e-Devlet sabıka kağıdında) görünmez. Bu durum sadece hakim ve savcıların görebildiği özel bir sisteme kaydedilir. Dolayısıyla memuriyetinize, iş başvurularınıza veya özel güvenlik kimliği almanıza engel teşkil etmez.
5 yıl içinde tekrar yakalanırsam ne olur?
Bu en tehlikeli senaryodur. Hakkınızda verilmiş olan 5 yıllık erteleme süresi dolmadan (ister 1. ayda ister 4. yılda olsun) tekrar uyuşturucu madde ile yakalanırsanız, önceki erteleme kararı iptal edilir. İkinci suç için yeni bir erteleme verilmez, doğrudan Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılır ve hapis cezasıyla karşı karşıya kalırsınız.
AMATEM tedavi süreci gizli midir?
Evet. Tedavi süreci tamamen tıbbi bir süreçtir ve Hasta Hakları Yönetmeliği gereği gizlidir. İşvereninize, okulunuza veya ailenize bu konuda herhangi bir bilgi verilmez.
Geleceğinizi Küçük Bir İfade Hatasına Kurban Etmeyin
Uyuşturucu bulundurma dosyalarında karakolda atılan panik dolu bir imza veya eksik bir hukuki bilgilendirme, sizi kanun önünde “içici” iken bir anda “satıcı” durumuna düşürebilir ve hayatınızın on yılını demir parmaklıklar ardında geçirmenize neden olabilir.
Minaz Hukuk Bürosu olarak; Antalya adliyelerindeki tecrübemizle, polisin “ticaret” şüphesiyle açtığı dosyaların aslında nasıl “kullanım” sınırlarında olduğunu teknik savunmalarla ortaya koyuyor ve denetimli serbestlik süreçlerinizi hak kaybı yaşamadan atlatmanızı sağlıyoruz.
Temiz bir sicil ve özgür bir gelecek için karakol ifade süreçlerinden itibaren hukuki destek alabilirsiniz. Dava sürecini avukat aracılığıyla yürütmek için Minaz Hukuk Bürosu’na WhatsApp ile 05456203589 üzerinden hemen ulaşın.
Telefon: 05456203589
Geri bildirim:Antalya Ağır Ceza Avukatı: Tutuklama, Tahliye ve Ceza Davaları (2026) - MİNAZ HUKUK BÜROSU